1 MAYIS 2026 EMEK, ADALET VE GELECEĞİMİZ İÇİN HEP BİRLİKTE ALANLARA!
1 MAYIS 2026 EMEK, ADALET VE GELECEĞİMİZ İÇİN HEP BİRLİKTE ALANLARA!
1MAYIS


1 MAYIS 2026
EMEK, ADALET VE GELECEĞİMİZ İÇİN
HEP BİRLİKTE ALANLARA!
2026 1 Mayıs’ına; emeğin değersizleştirildiği, işçilerin sefalet ücretlerine mahkûm edildiği, sendikal hakların baskıyla engellenmeye çalışıldığı, taşeronlaştırmanın ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırıldığı, işsizliğin büyüdüğü, yoksulluğun derinleştiği, iş cinayetlerinin sıradanlaştırıldığı, kadın ve çocuk emeğinin ucuz işgücü haline getirildiği, kamusal hakların piyasaya teslim edildiği, doğanın ve yaşam alanlarımızın sermayeye peşkeş çekildiği, hukukun, adaletin ve demokrasinin baskı altına alındığı ağır bir tablo içinde giriyoruz.
Hayat pahalılığı her geçen gün büyürken, ücretler daha cebimize girmeden eriyor; işçiler artan vergilerle daha da yoksullaştırılıyor. Az kazanandan çok, çok kazanandan daha az vergi alınan bu adaletsiz düzende krizin bütün yükü emekçilerin omuzlarına yıkılıyor.
Tarımda, serada, çiftlikte, ormanda, parkta ve bahçede çalışan işçiler düşük ücretlere, güvencesizliğe, kayıt dışılığa ve ağır çalışma koşullarına mahkûm edilmek isteniyor. Üreten biziz, yaşatan biziz; ama yoksullaştırılan yine biz oluyoruz.
İş cinayetleri sıradanlaştırılıyor, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri maliyet olarak görülüyor, her gün emekçiler işyerlerinde yaşamını kaybediyor. Kadın emeği daha ucuz, gençlerin geleceği daha değersiz görülüyor; çocuklar okulda değil, çalıştırıldıkları alanlarda büyümek zorunda bırakılıyor.
Biliyoruz ki; iklim krizi de işçi sınıfının meselesidir.
İklim krizi yalnızca bir çevre sorunu değil, aynı zamanda bir emek ve sınıf meselesidir. Kuraklık tarladaki işçiyi, yangın ormandaki emekçiyi, sel ve afet en çok yoksulu vurur. Gıda krizi büyüdükçe sofradaki ekmek küçülür, enerji krizi derinleştikçe faturayı yine emekçiler öder.
Doğanın talanı ile emeğin sömürüsü aynı düzenin sonucudur. Ormanları, tarım alanlarını, suyu ve toprağı sermayeye teslim eden anlayış; aynı zamanda işçiyi güvencesizliğe, yoksulluğa ve örgütsüzlüğe mahkûm eden anlayıştır.
Rant uğruna doğanın yok edilmesine, tarım alanlarının talan edilmesine, ormanların şirketlerin çıkarları için yağmalanmasına sessiz kalmayacağız. Toprağın, suyun ve yaşam alanlarımızın sermayeye teslim edilmesine karşı mücadele edeceğiz.
Doğanın bedelini de, krizin bedelini de emekçiler ödemeyecek!
Sendikal hakların gasp edilmesine, örgütlenmenin baskıyla engellenmesine, grev hakkının fiilen yasaklanmasına sessiz kalmayacağız. İşçilerin en temel anayasal hakkı olan örgütlenme özgürlüğü baskıyla bastırılamaz.
1 Mayıs meydanları işçi sınıfının tarihsel mücadele alanıdır. Başta Taksim olmak üzere, meydanlar işçilere kapatılamaz. 1 Mayıs, yalnızca bir takvim günü değil; işçi sınıfının hafızası, direnişi ve geleceğidir.
Savaşa, yoksulluğa ve sömürü düzenine karşı; barışı, eşitliği ve halkların kardeşliğini savunuyoruz. Emekçilerin kaynaklarının savaşa, ranta ve sermayeye değil; insanca yaşama, kamusal haklara ve adalete ayrıldığı bir ülke istiyoruz.
Vergide adalet sağlanmalıdır.
Sendikal hak ve özgürlükler güvence altına alınmalıdır.
Taşeron ve güvencesiz çalışma sona erdirilmelidir.
İş cinayetleri durdurulmalıdır.
Kadın ve çocuk emeği sömürüsüne son verilmelidir.
Kamusal haklar piyasaya teslim edilmemelidir.
İşçilerin örgütlenme hakkı önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
Bugün ihtiyacımız olan; daha fazla dayanışma, daha fazla örgütlenme, daha fazla mücadeledir.
Vergide adaletin sağlandığı, sendikal hakların güvence altına alındığı, taşeron ve güvencesiz çalışmanın son bulduğu, iş cinayetlerinin durdurulduğu,
kadın ve çocuk emeği sömürüsünün sonlandığı, doğanın değil rant düzeninin kaybettiği bir ülke mümkündür.
Bu ülkenin gerçek sahipleri işçiler, emekçiler ve halktır.
1 Mayıs; yalnızca bir anma günü değil, eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelesinin adıdır.
1886 Chicago’dan,
1977 Taksim’den,
1996 Kadıköy’den bugüne uzanan mücadele mirasıyla; bu 1 Mayıs’ta da alanlardayız.
Kaybedecek olan bir avuç sermaye ve iktidar sahibi olacak; kazanan işçiler, emekçiler ve halk olacaktır!
Yerimiz 1 Mayıs alanlarıdır!
Hedefimiz;
BİRLİK, MÜCADELE ve DAYANIŞMADIR!
YAŞASIN 1 MAYIS!
YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!
BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ!
BİRLEŞİK TARIM ORMAN İŞÇİLERİ SENDİKASI






