5620 Sayılı Yasanın Acilen Değişmesi Gerekmektedir

 

 

 

 

TÜRKİYE’DE BUGÜN İTİBARİYLE DİSK’İN AÇIKLAMIŞ OLDUĞU VERİLERE GÖRE

AÇLIK SINIRI: 1393 TL

YOKSULLUK SINIRI: 4403 TL

KİŞİ BAŞINA MİLLİ GELİR: 2127 TL

Milli gelir 1978’den bu yana %400,kişi başına milli gelir %239 artarken brüt askeri ücret reel olarak sadece %17 artmıştır. O tarihten bu yana asgari ücret kişi başına milli gelir oranında artsaydı asgari ücret 2015 yılı için ortalama 2142 TL olacaktı. Bu nedenle Türkiye’de servetini büyütenler vardır ve bunlar zenginliklerini işçilerin açlığı ve yoksulluğu üzerinden büyütmektedir. Emeğin gelirden aldığı pay 1999 da %52 iken şimdi %31’e gerilemiştir. Türkiye’de büyüyen bir şey varsa o da adaletsizliktir. Türkiye G-20 ülkeleri kategorisi içerisinde emeğin milli gelirden aldığı payın en hızlı azaldığı ülkeler arasında yer almaktadır.

Türkiye bu ülkelerle karşılaştırıldığında daha uzun haftalık çalışma saatine sahiptir. Türkiye’de resmi haftalık çalışma saati 45 saat, AB ülkeleri için 35 ile 40 saat arasında değişmektedir. Ülkelerin resmi çalışma süreleri ve fazla mesai ücretlerini dikkate alarak 45 saat çalıştıkların da ne kadar ücret alacaklarını hesapladığımız da Türkiye, Hırvatistan, Polonya, Estonya, Litvanya, Slovakya, Letonya’nın gerisinde kalıyor. Devlet zaten işverenin işçiye karşı yükümlülüklerini fazlasıyla paylaşmaktadır. İşverenler asgari ücret maliyetini 16 milyar TL olarak açıklamıştır. Ancak 2008’den beri süren SGK Prim indirimleri ile işverenlerin devletten aldığı miktar 42 milyar TL’dir. Önümüzdeki sene de alacakları da dâhil edildiğinde işverenler bahsettikleri maliyetin nerdeyse 3 katına yaklaşan destek almış olacaktır.

Bu nedenle açlık sınırının 1393 TL olduğu yoksulluk sınırının da 4403 TL olduğu bir ülkede asgari ücretlinin nasıl geçineceği düşündürücüdür. Bu nedenle konfederasyonumuzun yapmış olduğu basın toplantısında ki açıklamalarına tümü ile katılıyor, Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası olarak destekliyor ve asgari ücretin mutlak ve mutlak ailelerin geçinebileceği yani en az 1900 TL olması gerektiğini düşünüyoruz.

ORMAN BAKANLIĞI VE ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDE ÇALIŞMAKTA OLAN 5 AY 29 GÜN ÇALIŞANLARLA İLGİLİ PROBLEMLER

Bizler hala asgari ücreti tartışırken Orman Bakanlığı’na bağlı işyerlerin de 5620 sayılı yasa uygulanarak 5 Ay 29 Gün çalışanların büyük hak kayıplarının olduğunu bugün kimse tartışmıyor bile. Oysa 2006 altı yılında bu yasa çıktığında yayımlan 5620 sayılı kanunun 1.maddesinin 1.fıkrasının a bendi kapsamına giren kamu idareleri Maliye Bakanlığı’nca 2006 yılında geçici iş pozisyonu vizesi yapılan kamu idareleridir. Ancak 2005 veya 2006 yıllarında usulüne uygun olarak vize edilen geçici iş pozisyonlarında (6) ay ve daha fazla sürelerle çalışıp da askerlik, doğum ve sağlık kurulu raporu ile belgelendirilen sağlık sorunları sebebi ile iş sözleşmeleri askıda kalanlar da bu kapsamda değerlendirilmektedir. 6 aylık çalışma süresinin tespitin de fiilen 6 ay veya 180 gün olarak çalışan süreler esas alınmaktadır. Fiilen çalışma süreleri 6 ay veya 180 gün üzerinde ise; kişinin 5620 sayılı kanunda toplam 6 ay ve üzeri olarak belirtilen süre şartını taşıdığı kabul edilecektir denilmektedir. Ayrıca usulüne uygun olarak vizesi yapılmış iş pozisyonlarından kast edilen 5437 sayılı 2006 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 25.maddesinin iş pozisyonlarına ilişkin hükümleri çerçevesinde Maliye Bakanlığı’nca vize edilmiş geçici iş pozisyonlarıdır. Daha açık olarak 5277 sayılı 2005 mali yılı bütçe kanunun 27.maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı’nca vizesi yapılan geçici iş pozisyonlarında usulüne uygun yapılmış vize sayılmaktadır.

Yukarı da bahsi geçen kanunların ve yapılması gerekenler 20 Haziran 2007 Çarşamba günü 26558 sayılı resmi gazete de yayınlanmıştır. Ayrıca bu kanunla ilgili olarak geçici 4.maddenin 1.fıkrasının uygulanmasında 26.12.2006 tarihli ve 5565 sayılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun 24 ve 25. Maddelerinde ki kısıtlamalar uygulanamaz denilmektedir. Çünkü geçici olarak çalışan orman işçilerinin birçoğu 179 gün çalışmış olmalarına rağmen kadro alamadılar. O tarihten bu yana yine 5 Ay 29 Gün çalışan yaklaşık 9500 civarında arkadaşımız bulunmaktadır. Bütün bunları yaşayan arkadaşlarıma soruyorum? Sizleri temsil edenler daha ne bekliyor sordunuz mu? Oysa günümüzde kamuda çalışıp asıl işi yapan taşeron çalışanlarına bile kadrodan bahsedilirken 5 Ay 29 Gün çalışan orman işçilerinden hiç söz edilmiyor.

DEĞERLİ ARKADAŞLARIM, şu anda ortada dolanan birtakım yalanlar var. 5 Ay 29 Gün çalışanların çalışma süreleri uzatılacakmış, haberiniz olsun !!! Ne sizi temsil eden sendikanın ya da Orman Genel Müdürlüğü’nün böyle bir yetkisi vardır. Maliye Bakanlığı’na da bu konuda herhangi bir başvuru yoktur. Bu tür uygulamaların yapılması Maliye Bakanlığı ile görüşülerek ilgili bakanlıkların da katkısı ile gerçekleşebilir. 2007 yılından bu yana daimi kadrolu işe alınan işçilerin bakanlıklarca verilen talimatlarla kimler tarafından işe alındığını sizlerde biliyorsunuz. Sendikanıza hiç sordunuz mu neden bizler dururken sıfırdan işçi aldırttınız. Bizler bu işi bildiğimiz iddia ediyoruz. Geçmişte yaptığımız sözleşmelerde liyakat, ehliyet denen ve ilk giren son çıkar prensiplerinin yanı sıra halen çalışanlar arasında daimi işçi kadrolarına alınır??? Oysaki şimdi yapılan uygulamalarda sendikanızın bir fonksiyonu olmadığı gibi başka sendikalara üye olan arkadaşlarımızı tehdit varis sıkıştırıyorlar. Ancak şunu iyi bilmeliler ki ülkemiz demokrasi ile idare edilen bir ülke ve yargı mercileri var. Geçmişte ki iş kanunu 1975, onu takip eden 4447 ve arkasında da değişen 4857 sayılı iş kanunu haksızlıklara karşı çalışan lehine açık açık belirtilen yasaları emir etmiştir. Ayrıca hem yeni değişen 6356 sayılı sendikalar kanunu, işverenin haksız yere üzerine baskı kuramayacağı yönünde açıkça beyan etmiştir. Aksi takdir de uygulanacak cezai müeyyideleri de belirtmiştir. Onun için çalışan arkadaşlarımızın özgür iradesi ile istedikleri sendikaya üye olabilecekleri açıkça belirtilmektedir. Ne üyesi bulunduğu sendikanın ne de işverenin herhangi bir sendikaya geçip geçmeme konusunda görüşü aranmaz ve yönlendirilemezler. Eğer ki bu tür olaylarla karşılaşacak olan arkadaşlar olursa kanun önünde haklarımızı sonuna kadar arayacağız. Çünkü daha üç gün önce Anayasa Mahkemesi’nin 6356 Sayılı Sendikalar Yasası’nın bazı maddelerinde verdiği iptal kararı tüm çalışanların yüzünü güldürdü. Bundan sonra sendikal faaliyet nedeniyle `işten, atılan tüm işçiler işe iade davası ya da sendikal tazminat davası açabilecekler böylece bir iş yerinde 3 günlük çalışan bile sendikal gerekçeyle işten atıldığında 16 maaş tazminat alabilecek.  Bizler Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası olarak DİSK’e katılmamız nedeniyle gücümüze güç katmış şekilde yolumuza devam ediyoruz. Bugüne kadar yapamayacağımız hiçbir şeyi kimseye vaat etmedik.

İŞKUR İŞÇİSİNE KURULAN TUZAK

Varlığımızdan rahatsız olan ve çıkış yolu arayanlar bugün ülkemizde çalışan kesimden işsizlik paraları ile çalışan ve paralarını işsizlikten alan toplum yararına çalışan stajyer diye adlandırılan ama hiçbir kanuna tabi olmayan insanları bile sendikaya üye yapmaya başladılar. Oysa Çalışma Bakanlığı ile sendikamız genel merkezi arasında yapılan yazışmalarda Çalışma Bakanlığı bunların sendikalı olamayacağı ve istatistiklerde de dikkate alınmayacağını açıkça beyan etmiştir, bütün bunların takipçisi olduk ve olacağız. Bu nedenle hiçbir arkadaşımızın mağduriyetini kabullenemeyiz. Orman işçisinin şartlarını yine bir orman işçisi bilebilirdi. Onun için 1971 yılından bu yana halen teşkilatın içerisinde bulunmaktayım. Yazın yangından durmadan koşturan geçici arkadaşlarımızın ve tüm çalışanların fazla mesaisi çalışma saatleri ile ilgili çalışmalarımız sendikamız tarafından yapılan çalışmalarımızla uzman danışman ve hukukçu arkadaşlarımıza vermiş olduğumuz talimatlar doğrultusunda hazırlık çalışmalarımız devam etmektedir. Yapılan bu çalışmalardan ileride üyelerimizin mutlaka haberi olacaktır. Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü idarecileri ile orman işçileri tam bir uyum içeresindedirler. Ancak üyeler sendika tarafından yeterince temsil edilemeyeceğin de önüne geçilemeyecek sorunlar oluşmaktadır. Mevcut 5.dönem toplu iş sözleşmesinde uygulamaların eksik yapıldığı arkadaşlarımızca bizlere bilgilendirilmektedir.

Ancak 4 yıldan bu yana süre gelen yevmiye düzeltmelerinde büyük haksızların yaşandığı bizlerce de malumdur. Birçok arkadaşlarımızın bu konu ile ilgili dava yoluna gittiği bilinmektedir. Yevmiyelerinde büyük düşüklük yaşayan arkadaşlarıma şunu söylemek istiyorum, o zaman sendikanız günlüğünüzden kesilen para kadar fazla aidat almıştır, öyleyse onu size geri ödemesi gerekmektedir, ödenmediği takdir de dava açma hakkınız doğmaktadır.

Değerli arkadaşlarım bu konularla ilgili her daim sendikamızı arayarak bizlerden bilgi alabilirsiniz. Çünkü Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası sizler için kurulmuştur. Gelin çatımız altında birleşelim.

 

Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası adına

Genel Başkan Ayvaz ŞEKER